Hikaye
Gönder
seks hikaye, sex hikaye ,seks hikayeleri, sex hikayeleri
Uyarı
Sitemizde kesinlikle yasadışı hikaye bulunmamaktadır. Hiçbir kişinin email adresi ve telefon numarasıda yayınlanmamaktadır.Suç teşkil eden ensest , tecavüz, liseli gibi kategoriler ve hikayeler sitemizden kaldırılmıştır. Yinede gözden kaçırdığımız ve sizin rastladığınız bu tarz hikayeler olursa lütfen Hikaye
Gönder kısmından bize bildiriniz.
Trhatun.com yetişkinlere yönelik 18+ bir sitedir. Bu siteye girenler bütün yasal sorumluluğu ve sakıncaları üstlenmişdir. Site yönetimi bu durumdan kesinlikle sorumlu tutulamaz. Eğer bilgisayarınızdan bu tarz sitelere girilmesini istemiyorsanız Lütfen ttnet aile koruma programını indiriniz.
TTNET |
|
Seksihikaye.org
.: Ulasim Araclarinda Seks
.: Ucak rotar yapinca
|
Ucak rotar yapinca
UÇAK ROTAR YAPINCA
Bu olayı birkaç ay önce yaşadım. iş için istanbul da
dolaşıp bağlantılar yapıyorduk. izmir’e gitmemiz gerekiyordu. Hava
alanlarında uzun süre beklemek, uçakların rötar yapması, son dakikadaki
aksiliklerden zamanında yetişemeyerek uçağı kaçırma vs. . . . yerine
ortağımın ısrarı ile gemi ile gitmeğe karar vermiştik. Tamam yolculuk daha
uzun sürecekti ama hiç olmazsa gece, içinde duşu, tuvaleti, yani gerekli her
şeyi bulunan gemide dinlenecek ve lüks restaurant da güzel bir yemek yiyip
içerek vakit geçirebilecektik.
Karaköy de limana geldiğimde Kemal
daha ortalarda görünmüyordu. Çok iyi bir insan, ortak olmasına rağmen biraz
rahattı. Zaten her zaman geç kalır hep son anda çıkar gelir, herkesi
heyecandan heyecana sürüklerdi. Hatta birkaç sefer uçağı, treni bile
kaçırmıştı. Bu nedenle biletleri daima ben yanıma alırdım. Ne olur ne olmaz.
. . . Gemi rıhtımdaydı ama daha yolcu almıyordu. Yolcu salonu önündeki
banklara, çantamı bacaklarımın arasına sıkıştırıp, oturup insanları
seyretmeğe başladım. Bagajı elinde koşuşturanlar, nereye gideceğini
bilmediğinden kaybolanlar, hamalların peşinden yetişmeğe çalışanlar,
sürünerek dolaşanlar, vedalaşanlar, bağırarak konuşanları seyretmek çok
eğlenceliydi. Sonra ortalarda ne yapacağını, nereye gideceğini bilmeden
dolaşan kısa siyah saçlı, üzerinde bir yağmurluk olan kot pantalonlu kıza
gözüm takıldı. Bakışları ile bir şeyler aramaktaydı. Sonunda, bitkin bir
halde gelip yanıma oturdu. Birkaç dakika sonra dayanamayarak sordum
- Birini mi bekliyorsunuz yoksa geminizi mi arıyorsunuz Bayan ?
-
Hayır. . . Kimseyi beklemediğim gibi gemi filan da aramıyorum. Gidecek yerim
yok. Geceyi geçirebileceğim emin bir yer arıyorum. Hem böyle nereye
gidebilirim ki diye devam etti. Siz nereye gideceksiniz ? cevaba çok
şaşırmıştım.
- izmir’e iş için gidiyoruz.
Ne kadar şanslısınız.
Ben de izmir’i görmek, gezmek isterdim. . . . . . . Geminin kalkmasına
yirmi-yirmibeş dakika kalmıştı. Kemal asla bu kadar geç kalmazdı. Anlaşılan
geç kalacak diye düşünerek kalkıp yürürken cep telefonum çaldı. Oydu,
trafikten yetişemeyeceğini, benim gitmemi, dönüşte işlere devam edeceğimizi
söylüyordu. Benimde çakan şimşek ile birden geri dönüp kıza yaklaştım.
Arzunun gerçekleşmesini istermisin ? diye cüretkar bir tonda sordum.
Åaşırarak başını kaldırıp yüzüme dalga geçip geçmediğimi anlamak
istercesine bakarken beni süzüyordu.
Gerçekten bunu yaparmısınız
??????
Tabii, bagajın nerede ?
Bagajım yok ki, zaten üç gündür
sokaklardayım. Beni değil izmir’e Sibirya’ya bile götürmeğe kalksanız fark
etmez. Ama güneşli, sıcak yerleri tercih ederim.
Haydi beni takip et
o zaman diyerek rıhtıma yürüyüp biletimi ve çantamı kontrolöre uzattım. Bir
kamarot, bana hemen üst güvertedeki kamaramı gösterip eşyalarımı
yerleştirdi, biletimi zımbaladı. Hava alacak gibi aşağı inip şaşkın ve
umutsuz bakışlarıyla beni takip eden yabancıma yaklaşıp,
Haydi
binelim yoksa geç kalacağız. . . . . . dediğimde inanamayarak yüzüme baktı
sonra daha samimi bir hava vermek için mi yoksa kendini daha güvende duymak
için mi bilemiyorum elimi tuttu ve birlikte gemiye doğru yürüdük. Tam
zamanında pasrelden gemiye bindik. Birkaç dakika sonra de gemi demir alıp
rıhtımdan uzaklaşmaya başladı.
Dar koridorda karşılaştığımız Kontrolör
kızı şüpheci tavırlarla iyice süzdü, “Birlikteyiz “deyince kenara çekildi. .
. Kabine girip kapıyı kapattık. Deminden beri tuttuğumuz nefeslerimiz
süratle dışarı fırlarken ıslık gibi bir sese neden oldu. Koltuğa yan yana
çöktük. Birkaç saniye sonra birbirimize bakıp gülümserken ;
Merhaba
ve teşekkürler. Ben Hatice. . . . .
Ben de Erkan. Bu kadar sakin olup ve
cesaret gösterebileceğimi bilmiyordum. Zannedersem şimdi her şey Ok. Artık
çekinecek bir şey kalmadı !!!
Kabini keşfetmeye çalıştık. Kemal doğru
söylemişti, küçük küvetli bir banyo, havlular, tuvalet, lavabo, basit ama
gerekli tuvalet malzemeleri kısacası seyahatte gerekebilecek her şey vardı.
Aslında bunlara daha çok Hatice ‘nin ihtiyacı vardı.
Haydi şunları
bir dene de, sonra gidip bir şeyler atıştıralım, acıktım. . . . Birkaç
dakika sonra kızın üstündeki toz toprak temizlenmiş, oradaki tarakla da
saçlarına biraz çeki düzen verince yüzünde hoş bir ışıltı belirmişti.
Birinci güvertedeki kafeteryada biraz oturup birer tost atıştırıp
havadan sudan konuştuk. Güneşlenmeğe, kenarda kağıt, tavla oynamaya
çalışanları seyrettik. Kamaraya dönüp biraz elbiselerimizle yatağa uzanıp
biraz uyuduk. Kamaraton yemek servisi başladı diyerek koridorda dolaşmasına
uyanıp kalktık. Daha sonra da yemeğe gittik. Restaurantdaki atmosfer
gerçekten lükstü. Kapıdan girer girmez, gülerek karşılandık ve elimize bir
aperatif tutuşturdular. Enfes bir yemek yerken şarap, kahve ile de özel
bir likör içtik. Yemekte bana hikayesini anlatmaya başladı. 21
yaşındaydı ve güneyde A. . . . . . . . . . . . . . . civarındandı. Altı ay
kadar önce 25 yaşında bir yakışıklı bir gence aşık olup her şeyini bırakıp
oğlanı takip ederek arkasından soluğu burada almıştı. Ama kısa bir süre
sonra sadece bir yaz maceracısının kurbanı olduğunu anlamış. Oğlanın pek
de sağlam pabuç olmayan kumarbaz bir sürü arkadaşıyla aynı evde kalmak
zorundaymış. Oğlan kaybettikçe daha çok paraya ihtiyaçları olmaya başlamış.
ikinci şişe şarap Hatice ‘ nin daha fazla detaylı olarak anlatmasına
yardımcı olmaktaydı. Diğerleri yanında çekinmeden kızı aşağılamaya, kötü
davranmaya başlamıştı. Geçen hafta arkadaşı ve diğerleri bir hayli içip
iyice sarhoş olduklarında birden sevgilisi onu masaya çıkartıp eteğini
yukarı sıyırıp donunu indirerek edep yerlerini diğerlerine kahkahalarla
göstermiş, diğerlerinin de yiyecek gibi bakışları kızı rahatsız etmişti. . 3
gün önce de kumar birden strip pokere dönüşüp kızı soymaya başlamışlar. Bir
ara iyice kafayı bulan erkeklerden biri kızın göğüslerini bacak arasını
okşamak isteyince erkek arkadaşı diğerine bunları veya başka şeyler de
yapmak istiyorsa önce para ödemesi gerektiğini söyleyerek tartışmaya
başladıklarında gittikçe ısınan ortamdan rahat ama kendine özgü ahlak
değerleri olan Hatice, birden bire orta malı olmamak, orospular gibi
pazarlanmamak için ayak uçlarında yavaşça toparlanıp kendini derhal sokağa
atmış. Cebindeki üç beş kuruş da bitince o günden beri de beş parasız
sokaklarda dolaşıp durmaktaymış Sağda solda atılan laflara, yapılan uygunsuz
tekliflere de kendini bu düşürdüğü için oğlana lanetler sayarak, bağırıp
çağırarak karşı koymuş ama ben olmasaymışım daha ne kadar dayanabileceğini
kestiremiyormuş.
Yemek sonunda Hatice iyice gevşemiş, rahatlamış,
yanakları pembeleşmiş, zarif, ince hatlı hoş yüzünde oluşmaya başlayan
gülümsemelere karşı ilgisiz kalmam zorlaşmaktaydı. Geç vakit kamaraya
döndüğümüzde yataklar hazırlanmıştı. içeri girdiğimizde ;
Burası
sıcakmış. Banyo yapsam iyi olacak. Duşunu kullanabilirmiyim, dedi.
-
Tabii ki, istersen dışarı çıkıp bekleyebilirim ! dediğimde tereddüt etmeden,
Hayır kalabilirsin, varlığın beni rahatsız etmiyor. Bilmiyorum neden
ama sana güveniyorum.
Yatağa oturdum, Hatice de tam karşımda ayakta
durarak, kazağını, sonra da sweet shirt ‘ünü en sonunda da sutyenini
çıkartıp normal irilikteki ama dik göğüslerini ortaya döktü ben de bu arada
elbiselerini askılara asmaktaydım. Birden;
Kotunu çıkartmana yardım
edebilirmiyim sorusu ağzımdan dökülüverdi.
Tabii. . . . . . . . haydi
gel !!!!
Teker teker kotun düğmelerini açtım ve altında donunun
olmadığını gördüm. Aslında kalçalarının arasına kumaşın bu denli
sıkışmasından altında bir şey olmadığını tahmin etmeliydim. Bakışlarımı
kadınlığına elimde olmadan mıknatıslayarak kotu bacaklarından sıyırdım. Çok
hoş görünen dudakçıklara indikçe azalan, az kıllı, bir koyu organı vardı.
Kadınlık dudakçıkları o kadar ayrık duruyordu ki arasından klitorisi ve
amının kenarları görünüyordu. Yaşadığı kötü günleri hatırlatmamak için
istemeyerek geri çekildim. Birkaç saniye daha süzdükten sonra;
-
Biliyormusun sen çok aslında çok güzelsin!!!!!
Åaşırarak sadece
gülümserken gözlerini kırpıştırarak teşekkür etti. Duşa girdi ve suyun
sıcaklığını ayarlayana kadar seyretmeğe zevkle devam ettim. Sonra kalkıp
valizimden şampuan çıkartıp ;
Saçlarını bununla yıka diyerek uzattım.
Ayrıca vücut şampuanı da var. Uzanıp aldı ama sırtına eli yetişmeyince
duraklamasından ve hafifçe yan dönerek bana soru sorarcasına bakması üzerine
;
Yardım etmemi, sırtını yıkamamı istermisin ?
Evet ! Sevinirim.
Diyerek gülümsedi. . .
O saçlarını şampuanlarken ben de vücut şampuanını
omuzlarına ve sırtını yıkarken önünü dönüp kollarını yukarı kaldırarak
beklemeğe başlayınca bana sadece devam etmek kaldı. Az sonra ellerimin
altında sertleşmeğe başlayan göğüslerine, düm düz karnına ve baldırlarının
üst kısımlarına yayarak sürüp sabunlamaya başladım. Ellerim göğüs
altlarından göbeğine, karnına ve üçgenine doğru inerken kot arasında
sıkışıp, sürtünmeden iyice tahriş olup kızarmış dudaklılara daha fazla
hırpalanmasın diye dokunmamaya özen yıkamaya başladım. Daha da ileri gidip
ellerimi aşağılara, bacak arasına sokup vajinasını üstten ovuşturmaya
başladım. Birden daracık kabinde yan döndü. . . . ve bacaklarını aralayarak
elimin araya daha rahat girmesine imkan yarattı. O kadar yumuşaktı ki her
şeyi unutmaya başladım. Hatice ‘nin nefes alışları git gide hızlanmaktaydı.
O anda kendini zorunlu hissetmesini istemeyerek durmaya karar verip,
bacaklarını ve ayaklarını yıkadım. Yavaşça döndürüp sırtını sabunlamaya
başladım. Ellerimi devam etmemi istercesine, tutup aşağılara doğru indirdi.
Az sonra ellerim kalçaları ve kıvrımları arasında dolaşmaya başlamıştı.
Parmağım anüsünün etrafında daireler çizmeğe başladığında derinden bir iç
çekti. Öne doğru eğilerek, tekrar bacaklarını araladı, elimi tutarak
kadınlığının üzerinde gezdirmeğe başladı. Birden bire karşıma çıkan bu
olanak inanılmayacak kadar harikaydı. Dizlerimin üzerine otururken, beni
git gide çıldırmaya başlayan götüne ve dudakçıkları iyice açılmış, ortaya
çıkmış amına uzun uzun baktım. Elimi orada bırakıp saçlarını yıkamaya
başladı. Yüzüne yayılan sabundan gözlerini açamadığından yararlanarak
bir parmağını amına soktum. Vajinasının sıcaklığı ve kayganlığı,
üzerinden akan serin suyla bir tezat oluşturuyordu. Genç kız kadınsal olgu
ve reflekslerinden bir şey kaybetmemişe benziyordu. Birinciyi ikinci bir
parmakla talip ederek içine giriş çıkışlarımı hızlandırdım. Nefes
alışları git gide belirginleşerek sesli bir hale dönerken birden elini
bızırına koyup, kendini şiddetle okşamaya başlamasını zevkle seyrettim.
Birkaç saniye ona kendini kontrol edemez bir şekilde boşalmasına yetti. Onu
durularken, hala yarı kapalı gözlerle bana bakıp
Ne kadar uzun
zamandan beri canım çekiyordu böyle bir şeyi, çünkü O, yani benimki değil
benimle ilgilenip sevişmek, oyundan fırsat bulup da yatağa bile gelemiyordu.
Hatice kurulanırken ben duşa girmek için soyunmaya başladım. Donumu
çıkarttığımda, kıza yaptıklarımdan etkilenen küçük oğlan hazır ola
geçmişti bile. Kalkıp yere paralel ileri uzanmış sikime ilgiyle bakarak
Bakıyorum, sağlığın da epeyce yerine gelmiş !!!!!!!!
Kabin
aralığı ve içi arasındaki yerlerimizi değiştirdik. Gidip yatağın kenarına
ilişerek yıkanmamı seyretmeğe başladı. Tahrik olmaktan kızarmış şişmiş
sikimi yıkarken “ Hummm †dedi. Durulanıp çıktığımda, kurulamayı teklif
ederek havluyu elimden aldı tüm vücudumu okşarcasına kuruladı. Tekrar yatağa
oturarak yaklaşmamı işaret etti. Sikimi eline alarak, tıpkı biraz evvel
benim onun amını incelediğim gibi epeyce ilgiyle seyretti. Sonra birden
eğildi ve çabucak ağzına sokarak süratle dilinin üzerinde götürüp getirerek
emmeğe başladı. Saçlarında yakalamış her ağzına sokuşundan daha kuvvetli
bastırarak boğazının dibine kadar sokmaya çalışıyordum. iki dakika sonra bu
işlemim sonunda kuvvetli bir şekilde boğazına fışkırmaya başladım. Bir
miktarını yuttu. Dışarı taşanları havluyla sildik. O derin derin nefes
alarak, hala yatağın kenarında otururken, ayrık bacakları arsına başımı
soktum. Kadınlığını bu kadar yakından görmeğe dayanamayarak, kılları zevkten
dikilmiş, dudakçıkları tamamen gerilip ayrılarak pembe bızırını ve içinden
biraz o tatlı mayhoş kokulu sularının dışarıya taşmaya başlamış olduğu amı
zevkle seyrettim. Sanki gemi dalgalar arasında daha hızlı sallanıyor gibi
gelmeğe başlamıştı. Önümde, bacaklarını tamamen açarak ortaya cinsel organın
her tarafını yalamaya başladım. Dil atmaya başladığım klitorisi deminki
mastürbasyondan ötürü çok hassaslaştığından beni amına doğru yöneltti.
Yalamalarımdan zevklenmeye başladığını görüp sikim eski halini dik ve sert
almaya başlayınca;
Sırt üstü yat ve dizginleri bana bırak. ATA
bineceğim, dedi.
Dediğini ikiletmeden kalkık sikim havada sırt üstü
uzanınca üzerime çıkıp, eline alıp kadınlığına yöneltti. Sikimin başını
ıslak deliğine sokarken zorlandı. Tamamen içine kayması için iki üç sefer
denemek zorunda kaldı. Aslını söylemek gerekirse benimki uzun değil ama
kalındır. Bu da dar amlı kadınlara girerken büyük bir sorun oluyor. Geminin
sallantıları yardımıyla üzerimde deliler gibi gemi azıya aldı. Amının
içindeki kasılmaları hissediyordum. Organım üzerinde, her sefer dışarı çıkma
riskiyle karşı karşıya kalacak şekilde inip kalkmaya başladı. Sikimin
içinden çıkmaması için dikkatlice üzerime uzanıp sürmeğe, özellikle de
üçgenini benimkine sürtmeğe başladı. ileri geri her hareketinde bacak aramda
ve sürtünmeden kaynaklanan bir sıcaklık gitgide yükselmekteydi. Sikim
amına süratle girip çıkarken ben de boş durmayıp elimle bedenimde seyahat
eden göğüslerini okşamaya çalışıyor, delicesine dudaklarını öpüp
yalıyordum. Hızla soluk almasının yerine az sonra çığlıklar almaya başladı.
Kasılmaya, titremeğe başladığını görüp geldiğini anlamamla, deminden beri
spermlerimin fırlamasını engellemek için kendimi sıkmaya boş verdim ve
bende ağzımdan yükselen inleme sesleri ile ona katılıp vajinasının içine
kuvvetlice fışkırmaya başladım.
Sikim hala içinde dururken üzerine
tamamen uzanıp eğilip uzun süre beni küçük öpücüklere boğdu. Geminin beşik
gibi sallantıları içinde uyumuşuz.
2-3 saat kadar sonra kuvvetli bir
sarsıntıyla uyandık. Sikim hala sımsıcak amının içinde ve birbirine karışmış
apış arası kıllarımız da karışan orgazm sularımızdan vıcık vıcıktı. Kalkıp
banyoya girdi, kapıyı kapatmadan yüzü bana dönük olarak bacaklarını daha iyi
görebilmem için iyice yana aşarak işemeğe başladı ben de heyecanla
seyrettim. Sonra striptiz yaparcasına ağır hareketlerle kurulanırken işemeğe
ihtiyacım olup olmadığını sordu. Zorlukla yerinden doğrulup klozete
yaklaşırken
Sen işerken elime alıp oynayabilirmiyim ? Bir erkek işerken,
onu tutmayı çok istedim ama fırsatım henüz hiç olmamıştı da, dedi.
Diğer konularda olduğu gibi, spontane davranması çok hoşuma giderek
elini alıp sikimin üzerine getirdim ve ben işerken elindeki sikimi bir
hortum ile çim sular gibi saya sola döndürerek oynayıp işetirken, ben o
ana kadar hayatımda tatmadığım vücudumu saran garip bir ürperti duyarken,
o ağzından hayranlık dolu sesler çıkarttı.
Bu küçük gösteriden sonra
yatağa döndüğümüzde bacaklarını ayırarak;
- Haydi gel, daha doyamadım,
canım yine istiyor, dedi.
Dudakçıkları elleri ile ayırıp daha şimdiden
ıslanmış amını bana göstermeğe başladı. Bacakları arasında yerimi alıp yarı
kalkıp sikimi amının üzerinde gezdirerek hem onu hem de kendimi iyice
hazırladığımda seslerimiz tamamen değişmiş bizi bekleyen sevişmeden başka
bir şey düşünemez hale gelmiştik. Bacaklarını omuzlarıma kadar kaldırıp önce
yavaşça iri başı sonrada sert kalça hareketleri ile tamamını soktuğumda
ayakları yanaklarımda titreyerek oynamaya başladı. Birkaç sefer yüklendikten
sonra sikimi çıkartıp önümdeki amın enfes görüntüsünü seyrettim.
Dudakçıkları zevkten tamamen ayrılmış, küçük pembe delik iyice ortaya
çıkmıştı. Dayanamayarak eğilip birkaç dakika yaladım, dilimi girebildiğince
derinlere sokarak içerdeki suyu koklayıp, yutarken Hatice küçük çığlıklar
atıyordu. Tekrar ama bu defa tek seferde girip amının dibini bulduğumda
bacakları sanki havada asılı kaldı. Zevkten kudurmak üzereydik ama ikimizde
bu anı uzatmak için kendimizi tutuyorduk. Kendimi 4-5 dakika kadar
kontrol edebildim. O bu arada bitkinliğin uç sınırında, çığlıklarla birinci
orgazmını yaşamış ikinciye hazırlanıyordu. Bir ara dışarı kayan sikimi
götüne yöneltip itirazlarına rağmen biraz bastırdığımda başı girmişti.
Birkaç saniye sonra kendiside bu kadar kolay girmesine ve düşündüğünden
çok daha az canının yanmasına şaşırarak “Yavaş lütfen, olur mu “diye
ricada bulunarak kendini tamamen bıraktı. Artık amından daha dar olan bu
deliğe hırsa girip çıkmaya başlamıştım ikimizde haykırmakta, oflayıp
puflamaktaydık. Tekrar amına dönüp de süratle sikmeğe devam etme ile
içindeki baskıdan kurtulmanın verdiği rahatlıkla ve amının sikilmesinden
zevkle kıvranmaya başladı ve az sonra da haykırışları iyece artarak
orgazma ulaştı. Gücümün son demlerinde birkaç giriş çıkış daha yapıp tam
boşalacakken çekip götüne azcık sokup spermlerimi bu sefer oraya
boşaltmaya başlamamla birden zevkten bağırmaya ve tekrar kıvranmaya başladı.
Oradan da çıkartıp geri kalan damlaları karnının üzerine saldım. Ellerimle
menileri karnına yayarken o da bana katılıp bulduğu suları göğüslerine,
sonra da ıslak parmaklarını ağzına sokup yalamaya başladı. Normale
dönmeğe başlayınca arkasını dönüp bacağını kaldırarak sokulup yatmamı
istedi. Sımsıkı sokularak uzandığımda, bacağını indirip sikimi kalçalarının
arasında hapsetti. Başını yüzüme döndürüp bir öpücük verdi ve
kalçalarını oynattırarak ;
içime sokarmısın onu lütfen, içimde bir
yarak varken uyumaya bayılıyorum, Bana bir kadın olduğumu hissettiriyor da.
dedi. Geminin izmir ‘e varma saati öğleye kadar o şekilde sikim sıcak ve
ıslak fırınında uyuduk. izmir’e ilk indiğimizde üzerine daha düzgün birkaç
giyecek ve makyaj malzemesi aldım. Gerektiği gibi giyinip, süslenince
hakikaten çok güzel bir kız olduğu hemen belli oluyordu. Evine dönmesi için
para verebileceğimi söylediğimde kabul etmedi ama izmir’de kaldığım üç gün
içinde otelde benle kalmak istedi. Ben de zevkle kabul edip otele gittik.
Gündüzleri iş peşinde koşup geceleri otelde Hatice ile saatlerce sevişiyor,
zevkten zevke, orgazmdan orgazma uçuyorduk. Üçüncü gece otele döndüğümde
sevinçle karşıladı ve beni dışarıda yemeğe davet edince şaşırdım. Ben
yokken o da gazetelerdeki ilanlara telefon ederek kendisine iş aramış ve
birkaç tanesiyle gidip görüşmüş ve sonunda da güzel bir şey yakalamış,
görüşmeye gidip anlaşıp hatta biraz avans bile almıştı. Beni iyi bir
yere götürmek istedi ama paraya ev kirası, eşya, yeni giyecekler, diğer
ihtiyaçlar vs gibi şeyler için çok ihtiyacı olacağını söyleyerek karşı
çıktığımda Hayatımda ilk defa bir erkek beni benden daha fazla düşünüyor.
Bunun ne kadar önemli ve güzel bir duygu olduğunu bir kadın olmadan asla
anlayamazsın. iyi ki seni limanda takip etmişim de o batak ve sonu belirsiz
hayattan kurtulmuşum. . . . . . Sana Binlerce Defa Teşekkür Ediyorum. . . .
. . . . . . diyerek gözlerinden akan birkaç damla yaşı saklamaya çalıştı.
Uçakla dönecektim. Benimle hava alanına kadar geldi. Vedalaşırken, gelecek
sefer izmir’e geldiğimde mutlaka kendisini aramam, onun evinde kalmam için
yeminler verdirerek ve benim adres ve telefon numaramı da aldı, hüzün ve
gelecek seferin sevinciyle ayrıldı
|
|
Hikaye
|
497
|
|
Eklenme Zamani
|
9-12-2006
|
|
Ekleyen
|
seksi
|
|
Puani
|
   
|
|
|
|