Tombulum ama seksiyim
Nüfusu iki bini geçmeyen, beş yüz haneli bir kasabada
yaşıyorum. Kasabada bulunan ortaokulu bitirdikten sonra babam liseye gitmeme
izin vermedi ve 18 yaşında beni evlendirdi. Kocam hayvan ticareti yapan, 35
yaşında bir adamdı. Kocam iyi insan hoş insan da aramızda epey yaş farkı var.
Kocam oldukça yakışılı olmasına rağmen erkeklik gücü ise çok zayıf Üzerime
çıkmasıyla inmesi bir oluyor. Ben öylece gerilmiş, kalıveriyorum ortada. Şu anda
yirmi dört yaşındayım ama dört yıllık evliliğimiz süresince bir kez bile ağız
tadıyla iş göremedim. Aslında fazla güzel sayılmam ve oldukçada tombulum,
belkide bu yüzden diye düşünüyordum. Kocam sık sık diğer köylere hayvan almaya
veya şehre onları satmaya gider. Günlerce, hatta haftalarca eve uğramadığı olur.
Hele Kurban Bayramlarında, neredeyse bir ay yüzünü göremem. Kocamın evde
olmadığı gecelerde yanar tutuşurum. Bu aralar gündüzleri de sık sık yanıp
tutuşuyorum. Yanmaya başladım mı, hemen banyoya koşar, amımı soğuk suyla bir
güzel yıkarım. Ne yapayım, çarem yok ki...
Geçenlerde, karşıdaki komşu,
eski evini yıktırıp yerine betonarme bir ev yaptırmaya başladı. İnşaatta yabancı
dört amele çalışıyorlardı. Üstleri çıplak olarak çalışmaları zaman la beni
oldukça tahrik etmeye başlamıştı. Yalnız gecelerde zamanla onlarla hayalimde
sevişmeye başlamıştım. Ortam çok müsait olmasına rağmen gerçeğe dökmeye cesaret
edemiyordum. Aslında bahçede dolanırken falan hiç ilgilerini çekmediğimin
farkındaydım Zaten oldukça tombul olmam sebebiyle hiçbir zaman erkeklerin göz
tacizine bile uğramadım.
Günler geçtikçe hayalimi gerçekleştirmek bende
saplantı olmuştu. Önce sexi olmaya karar verdim, izlemiş olduğum bir moda
programında bayanlar isterse kilolu da olsa çekici olabileceğini farkettim.
Bende kıyafetlerimi ayarlayıp planımı uygulamaya başladım. Uzun ve ince bir
elbise giydim, içime ise iç etek giymedim, böylece ışık vurduğunda görün tüm
sexi bir hal almıştı. Hemen bahçeye çıkıp çapa yapmaya başladım, eğildikçe
eteğim rüzgardan havalanıyor, bacaklarım ortaya çıkıyordu. Planım etkisini
göstermiş işçilerin dikkatini çekmiştim. Çaktırmadan onları gözlüyordum,
birbirlerini dürterek beni işaret ediyorlardı. Bunlardan en genç olanı,
çalışırken sürekli olarak bana bakıp gülüyor, yanık yanık türküler söylüyordu.
Bazen de pantolonunun üstünden sikini sıkıp okşuyordu. Beni arzuladığını
anlıyordum.Gülümsüyerek içeri geçmiştim. Çite yaklaşıp benden soğuk su istedi.
Bulaşıklara ara verip dolaptan aldığım bir şişe soğuk suyu ona götürüp verdim.
Suyu arkadaşlarına da götürmek istediğini söyledi. Elbette götürebileceğini
söyleyince de, beni çok beğendiğini, ben de gözü olduğunu söyledi. Gözlerinin
içine gülerek baktığımı görünce, bu gece bana gelmek istediğini söyledi. Ona
kocamın evde olmadığını, ama kimsenin görmemesi için de saat ondan sonra
gelmesini tembih ettim. Bir süre sonra amelenin bahçemizin çitini aşıp kapıya
yanaştığını gördüm. Hemen ışıkları söndürüp kapıyı hafifçe tıklatan ameleyi
içeri aldım. Sokak lambasının ışığında amelenin bana gülümseyen sert ve kalın
dudaklarını gördüm. Amele sabırsızdı. Bir çırpıda şalvarımı çıkartıp önüme diz
çöktü. Sert ve kalın dudakları artık amımın her tarafında dolaşmakla meşguldü.
Kocaman iki eli ile kavradığı kalçalarımı yüzüne doğru itiyor, böylece öne doğru
fırlayan amımı öpücüklere boğuyordu. Beninde yalanmaya değil, sikilmeye
ihtiyacım vardı. Amımı dudaklarından kurtarıp pantolonunun düğmelerini çözmeye
başladım. Az sonra o da tıpkı benim gibi çırılçıplak kalmıştı. Uzun bir süre
kadınsız kaldığı, kolum kalınlığındaki yarağının taş gibi sertleşip başını
karnına doğru dikmesinden anlaşılıyordu. Onu omzundan itip kilimin üzerine
sırtüstü yatırdım. Sonra da ata biner gibi üzerine çıktım. Elimle alttan
kavradığım yarağını deliğime yerleştirip hızla abandım. Sonra da iki elimi
omuzlarına dayayıp oturup kalkmaya başladım. Amelenin kocaman yarağı amımın
derinliklerinden yol bulup rahmime kadar dayanıyor, beni zevkten bas bas
bağırtıyordu. Kim ne derse desin, genç insanın yarağı ve sikişi bambaşka. Yarım
saattir amelenin üzerinde debelenmeme, hoplayıp zıplamama rağmen adam banamısın
demiyor, sertliğini başladığımız andaki gibi muhafaza ediyordu. Ben ise bu arada
üç şiddetli orgazmı peş peşe yaşamış, sikinin üzerinde oturup kalkmaktan
dizlerim titremeye başlamıştı. Yorulduğumu anlayan delikanlı, belime sarılıp
doğruldu, sikimi amımdan çıkarmadan usulca beni altına aldı. Bacaklarım
omuzlarında iki büklüm bir vaziyetteydim. Beni adeta ikiye katlamıştı. Bana her
hızlı yüklenişinde vücudum bir karış ileriye kayıyordu. Bir süre sonra başım
duvara dayanmıştı bile. Yarağın amıma her dalışında kafam duvara çarpıyordu.
Duvardan öte gidecek yer olmadığından boynum yana kaymış, neredeyse kırılmak
üzereydi. Ben hem sikişten aldığım zevkten, hem de boynumun acısından
bağırıyordum. Onun kasılarak içime boşaldığını bile neden sonra fark
edebilmiştim. Bir süre sonra mutfakta, dolaptan bardaklara soğuk ayran
doldururken, amele arkamda hala kıçımı öpüp arasını yalamakla meşguldü.
Soğuk ayranlarımızı içerken amele, çekinerek bana diğer arkadaşlarının
da beni düzmek istediklerini anlattı. Hoşuma gitmiş, heyecanlanmıştım. Tabii
hemen bu teklifi kabul ettim. Sadece bunu başka hiç kimse tarafından
bilinmemesini istemiştim. Ertesi gün, bizim arkadaki ahırda gece onda buluşmak
üzere sözleştik. Ertesi akşam yine saat onda dört amele ahıra sessizce geldiler.
Ahır geniş ve yarısı da saman doluydu. Pencereleri tavana yakın olduğundan
burada hiç kimse bizi göremezdi. Dördü birden bana saldırdılar. Hayvanlar gibi
öpüp okşamaya başladılar. Silkinerek ellerinden kurtuldum. Onlara böyle
saldırılarsa zevk alamayacağımızı söyledim. Sonra, gemici fenerinin
alacakaranlığında soyunmaya başlarken onların da soyunmalarını istedim. Az sonra
hepimiz çırılçıplaktık. Hepsini yarağı da farklı farklı büyüklükteydi. Biraz
önlerinde dolaşarak iyice havaya girmelerini sağladım. Sabırsız halleri hoşuma
gidiyordu. Bir balya samanı ortaya çekip üzerine sırtüstü uzandım ve bacaklarımı
iyice kaldırıp açarken en yaşlısından başlayarak sırayla gelmelerini istedim. Of
Tanrım, ne korkunç bir zevkti bu. Sırayla dördü de içimi sıvılarıyla
doldurmuşlardı. Balyadan kalkıp içimden taşan sıvıları arkama güzelce sürerek
yedirdim. Onların halka yapmalarını istedim. Hemen etrafımda toplanmışlardı.
Sırayla ağzıma alarak onları yeniden sertleştirdim. On dakika içinde dördünü de
sikleri abide gibi dikilmişti. En yaşlı olanına, samanların üzerine uzanmasını
söyledim. Dediğimi yapınca da üzerine ata biner gibi çıkıp yerleştim. Amelenin
yarağı eşek siki kadar uzun olduğundan hepsini alamamıştım. Dört parmak kadarı
dışarıdaydı. Sonra diğerinin arkama geçmesini işaret ettim. Ne demek istediğimi
anlamıştı. Arkama yanaşıp beni eliyle hafifçe arkadaşının üzerine itti ve sikini
götüme dayadı. Zorlanacağımı biliyordum. Her ne kadar zaman zaman salatalıkla
arkamı genişletiyorsam da onunki benim seçtiğim salatalıkların hepsinden
kalındı. Önceden sıvılarıyla arkamı kayganlaştırmıştım. Amele bir iki itelemeden
sonra götüme girmeyi başardı. O anda kan beynime sıçramış, acıdan gözlerimden
yaşlar boşanmıştı. Neyse ki hayvan birisi değildi. Alıştıra alıştıra devam
ederek zevkimin gelmesini sağladı. Üçüncüyü de önüme çağırdım ve sikini ağzıma
aldım. Böylece üçüyle aynı anda sikişebilecektim. Belimi ileri geri oynatmaya
başlayınca ameleler derin derin soluk almaya, inlemeye başlamışlardı. Belimi
yukarı kaldırınca, altımdaki amelenin siki çıkacakmış gibi oluyor, aynı anda
arkamdakinin kasıkları kalçalarıma yapışıyordu. Belimi aşağı verince de tersi
oluyor, arkamdaki çıkacak gibi olurken amındaki sonuna kadar içime yerleşiyordu.
Ağzımdaki amele ise sikimi hızlı hızlı sokup çıkarmayı tercih ediyordu. Doğrusu
bu sikişten çok zevk almıştım. Onlara, burada çalıştıkları sürece kendimi
sürekli siktireceğimi söylediğimde sevinçten neredeyse delireceklerdi.
Dayanamayarak içime boşalmaya başladılar. O gece şafak sökene kadar durmadan
sikiştik. O gün çalışamayacakları belliydi. Ama benim de kıçımın üstüne oturmam
imkansızdı. Oldukça fazla zorlanmıştım. Bir ara arkam kanamış, akan kan
baldırlarıma bulaşarak kurumuştu. Ben sözümde durdum. Onlarla her gece sikiştim.
Hatta kocam geldiğinde de fırsatlar yaratarak devam ettim. İşin asıl acı yönü,
yakında işleri bitecek ve geldikleri yere geri dönecekler. Şehirde yeni bir iş
aldıklarını anlatmışlardı. Şimdi kocamı şehre yerleşmeye ikna etmeye
çalışıyorum. Bu tür zevkleri sık sık yaşamak için...