|
Bir yaz akşamıydı. Gündüzleri uzun olduğu için güneş henüz batmamıştı.
Sıkıntıdan avare avare dolaşırken, bulunduğum sokağa ana caddeden giriş
yapan çifti gördüm. Daha doğrusu önce kadını gördüm. Daha doğrusu
görmemek mümkün değildi. Görünce de tekrar tekrar bakmak, belli etmeden
bakmak için şekilden şekile girmek... Oysa O, bu bakışların umurunda
değilmiş, boşluğa anlamsız bakar gibi yürüyordu. Eşi de yarım adım
gerisinde, füme renkli, hafif buruşuk takım elbiseli, saçı hafif
dağınık, kendi iç dünyasında, hafif sallanarak geliyordu.
Sadede gelirsek, kadın uzun boylu, uzun bacaklı, hülasa çok güzel
vücutlu, çiçekli mini eteği ise insanı çileden çıkaracak kısalıkta, iç
çamaşırının ha göründü ha görünecek dedirtecek yerde idi. Üstünde ip
askılı, daracık, düz renk bir bluz vardı. Yüzü de fiziksel olarak çok
güzel ancak, bir şey için çok mücadele etmiş fakat başaramamış ve
kaderine razı olmuş anlamında, donuk ve anlamsızdı. Eros\'u bile
kıskandıracak güzellikteki bu vücudu, özellikle çıplak ve uzun
bacakları tekrar tekrar görmek için hemen bir dükkanın vitrinini
seyrediyormuş gibi yaparak on metre uzaklaşmalarını bekledikten sonra,
hafif kalabalıkta farkettirmeden takibe başladım. Oturdukları apartmana
girdiklerinde geri döndüm.
Sabahı zor ettim. Sabah saat altı buçukta civarda nöbete girdim. Adam
saat yedi buçukta evden çıktı, iskeleye yürüdü, vapura bindi, körfezi
geçtik. Burası İzmir. İşyeri karşıdaki iskelenin yüz metre yakınında
idi.
Günü geçirdikten sonra bu defa iş çıkışı tekrar takibe başladım. Adam
küçük bir bara girdi, ben de arkasından... Derken bardaki taburelerde
yan yana oturduk. İçkilerimizi söyledik. Sigaramı çıkardım ve
\"merhaba\" diyerek uzattım. Adam mekanik bir hareketle sigarayı aldı.
Böylece konuşmaya başladık.
Kısaca özetlemek gerekirse; adam çok iyi eğitim almış, işinde başarılı
ancak ayak oyunlarını bilmeyen, şirkette herkesin işini yapan fakat
parsayı başkalarına kaptıran tam bir hamal. Ancak bunun pek farkında
değil. Çok yoruluyor, yorgunluğunu gidermek için içiyor, eve gidip
uyuyor. O güzel eşi için zerre kadar enerjisi kalmıyor. Bunlar benim
tecrübemle anlattıklarından çıkardığım sonuçtur.
Akşam beraber döndük, sokağın başında ayrıldık. Bu birkaç gün böyle
devam etti. Artık O\'nun hayattaki en güvendiği arkadaşı,
konuşabileceği, içini döktüğü bir dostu olmuştum.
Böyle akşamlardan birinde eve dönerken sokağın başında ayrılmadık,
konuşa konuşa evinin önüne geldik. Normalden biraz fazla içmişti. Beni
eve davet etti. Biraz nazlanarak kabul ettim.
Kapı açıldığında heyecanımı zor kontrol ettim. Askılı tek parça minicik
bir elbise giymiş O Venüs karşımda duruyordu. Bana buyrun dedi.
Rahatsız etmiyeyim türünden birşeyler mırıldandım ama hemen içeri
girdim.
Çıplaklık konusunda çok rahat bir kadındı. O\'nun yaşam tarzıydı bu.
Yemek için ısrar etti, kabul ettim. Kocası yemeği bitiremeden uyumaya
başladı. Kadın kalktı O\'nu odasına götürüp yatırdı ve geri geldi.
Kahve alır mısınız dedi, zahmet olmazsa dedim. Kadın cevabımı
beklemeden mutfağa yöneldi..
Kahvelerimizi içerken kocasından konuştuk. Tahminlerim doğruydu. Yaşamı
olduğu gibi kabullenmiş, dürüst ve sadık bir kadındı. Ancak, sohbetimiz
ilerledikçe heyecanının arttığını, yanaklarının kızardığını, küllenmiş
kadınsı duygularının ortaya çıktığını anladım. Bunda benim O\'nun
vücuduna bakarken, ayıp olmasın diye yaptığım komik hareket ve
mimiklerin de sebep olduğunu söylemeliyim. Karşımdaki koltukta her
türlü pozisyonda oturuşuna göz atmamam mümkün değildi.
Birden \"kocanı sana her bakımdan kazandırabilirim\" dedim. Gözleri
umutsuzca ve merakla bakarken devam ettim. \"Buna garanti veriyorum
ancak...\" Uzunca bir süre duraksadığımı görünce; \"evet, ancak...\"
dedi. \"Ancak\" dedim, \"beni yanlış anlamanı istemem, sizi zorladığımı
da düşünme, git dersen hemen giderim, fakat kocanla yaşam boyu doya
doya bir seks hayatı istiyorsan önce şu anda ikimiz arasında oluşan
stresi yok etmeliyiz\". Anladığı halde \"nasıl?\" dedi. \"Size
dayanacak bir erkek tanımıyorum, uzun bir süredir de kadınsızım, seni
yalayıp yutmak ve tek beden olmak arzusundayım\" dedim
ve içimden de korkuyla karışık rahatladım.
Kadın gözlerini kucağında birbirini çekiştirdiği parmaklarından
ayırmadan yanıt verdi: \"Zaten kocam, kendisini yatırırken, misafirimiz
çok güvenilir iyi bir insandır, O\'nu her bakımdan memnun et, sen de
iyi vakit geçirecek ve mutlu olacaksın gibi birşeyler dedi\" dedi.
Sonunu getiremedi. Kalkıp yanına gittim, üçlü koltukta oturuyordu. Sağ
elimi boynuna doladım, sol elimi birbirine kenetlenmiş minicik
ellerinin üzerine koydum, yüzünü sağ elimle kendime döndürerek
gözlerinin içine baktım, dudaklarımız kenetlendi. Böyle öpüşenle ilk
defa karşılaşıyordum. Dudaklarımı yiyip yutuyor ama bunu öyle arzulu,
öyle yapıyordu ki.. insana büyük zevk veriyordu.
Sol elim bacaklarında, belinde, göğüslerinde ve yuvarlak kalçalarında
gezindikten epey sonra bacakların birleştiği o esrarlı bal kutusuna
gelince durakladı, yavaşladı ve minik g-stringin altına girip ıslaklığı
hissetti. O anda O da başımı iki elinin arasına aldı, yüzümü,
gözlerimi, boynumu öpücük yağmuruna tuttu. Hemen ardından ardından
gömleğimin düğmelerini çarçabuk açarak çıkardı. O\'nu soymak çok kolay
oldu. Tek parça elbisesine el attığımda bir kalça hareketiyle eteğini
sebest bıraktı ve başından çıkarıp fırlattım. Vücudu ile orantılı,
dimdik duran o güzel memeleri bir an durup seyrettikten sonra yalayıp
yutmaya başladım. Sol elimle aşağılarını okşamaya devak ederken arada
bir ballı amcık suyuyla ıslattığım parmağımla klitorisine hafif
darbecikler atıyordum. İnlemeye, yalvarmaya başladı. Gireyim diye
eliyle benimkini yakalayıp amcığına çekmeye başladı. İzin vermeyince
ısrar edemedi ancak elinden de bırakmadı. Sertliğine inanamayıp kontrol
eder gibi hareketler yaptı. Ben her yerini öpmeye ve yalamaya devam
ettim. Memeler, göbekten sonra yüzüstü koltuğa yatırıp çömeldim.
Boynundan başlayarak sırtı, beli ve poposunun iki yanını öpüp
yaladıktan sonra bacaklarına indim. Bacakları, tabii ki böyle güzel
bacakları çok severim. Arkadan bacaklarını yalıyarak ayak bileklerine
kadar indikten sonra tekrar sırtüstü çevirerek bacaklarını yalıya
yalıya yukarıya, o güzel minik ancak tahrik neticesi dudakları şişmiş
amcığına geldim. İlk dil darbesiyle öyle bir titredi ki kalbi duracak
sandım. Giderek alıştı, ben de rahat rahat yalıyarak amcığının tadına
vardım. Daha sonra anlattığına göre birkaç kere orgazm olmuş. Öyle bir
an geldi ki bu heyecana daha fazla dayanamadı ve başımı itti. Kalktım,
kollarından tutarak koltuğa oturttum. Karşısında durunca benim normal
uzunlukta ancak normalden kalın olan yakışıklının ucu tam dudaklarının
hizasına geldi. Çok kısa bir an seyrettikten sonra bir eliyle tutarak
dondurma gibi yalamaya başladı, daha sonra yarısına kadar ağzına alıp
emmeye başladı. Kalınlığı ağzını zorluyor, ben çok zevk alıyordum ancak
aklım başka yerde olduğu için fazlasına izin vermedim. Çömelerek iki
şahane bacağının arasına girdim. Hafifçe kendime çekerek, O\'nun da
görmesine izin verecek şekilde yakışıklının pembe başını ıslak amcığına
dayadım. Göz göze gelip istek ve arzumuzu birbirimize yansıttıktan
sonra kaygan ve daracık yerde ilerletmeye başladım. Zevkine vara vara,
seyrede seyrede gittim-geldim. Bu kadar tecrübeye rağmen, bu güzellik
ve tahrik karşısında, çok uzun olmayan bir sürede sarsılarak boşaldım.
O zaten yılların açlığı nedeniyle devamlı orgazm halindeydi. İkimiz bir
vücut olarak yanyana kucağımda, sırtı bana dönük bir müddet koltukta
yattık.
Ne kadar zaman geçtiğini hatırlamıyorum. Aramızda bir engel hissettim.
Vücudum gevşemiş, dnlenmiş, istediğini elde etmiş fakat doymamış olacak
ki benim yakışıklı sertleşip o güzel popoya tazyik yapmaya başlamış. O
güzel popo da hafifçe geriye doğru hareket edip cevap veriyor.
Avuçlarımın içindeki sert memeleri hafifçe sıkarak kulağına \"sana
doyulmaz\" diye fısıldadım. Yanıt çok ilginçti. \"Şu anda bana ne
yaparsan yap sana hayır diyemem, sonrası için ise garanti veremem\"
Mesaj alınmıştı. Hayalimdeki olay gerçekleşmek üzereydi. Yeni boşalmış
biri olarak o daracık deliğin tadını uzun uzun çıkaracaktım. Hemen işe
koyuldum, Yüzüstü çevirerek dizlerini koltuktan aşağı aldım. Popo
deliğini aceleyle ıslattığım parmağımla birazcık alıştırdıktan sonra
kazık gibi olmuş yarağımı ıslatıp dayadım. Tepkilerini izleyerek seri
bir hareketle yarıya kadar sokup durdum. Kasılmasının geçmesini, tekrar
kendisini rahat bırakmasını bekledim. Acısını belli etmedi. Ama çok
acıdığı her halinden belliydi. Hafifçe geriye doğru kımıldatıp
kökledim. Taşaklarım yumuşak yerlerinde ezildi. Bir kısrak gibi
kasıldı. Benimki öyle bir sıkıldı ki acı ve zevkten deliriyordum.
Vücudu tekrar normale dönünce yavaş yavaş gidip-gelmeye başladım. Bu
tam bir hayvansal sikişti. İktidarı ele alan, ben yaptım diyen bir
diktatör zevkiydi. Tabii ki erkek için. Sonunda o karanlık derinlikler
de menimle tanıştı. Kalçalarından tutup kendime çektim. Sanki yetmezmiş
gibi vücudumla içine girmek ister gibiydim. İçinden çıkıp yanına
eğilerek saçlarını ve yanaklarını öpüp okşamaya başladım. Gözlerinin
yaşarmış olduğunu gördüm. Verdiğim acı için özür diledim. \"Önemli
değil, ben mutluyum, iki yıldır ilk defa kadınlığımı yaşadım\" dedi.
Kucağıma alarak yatak odasına götürdüm. Kocasının arkasına öylece
çırılçıplak yatırdım. Bir kedi gibi sokularak kocasına arkadan sarıldı
ve \"mutlu musun?\" diyen kocasına \"teşekkür ederim, çok mutluyum\"
dedi. Oradan ayrıldım.
NOT: Sözümü tuttum. Kocasını ikna ederek toksinlerden arınma seansları
uygulattım. İşten çok yaşamı sevmesini sağladım. İyileşme sürecinde
birlikte eşiyle grup yaptık. Tamamen iyileşip gücüne kavuşunca, yaz
sonunda hayatlarından çıktım. Bana zaman zaman hediyeler gönderirler.
|
|
Hikaye
|
741
|
|
Eklenme Zamani
|
8-15-2007
|
|
Ekleyen
|
hikaye
|
|
Puani
|
   
|
|